ÖKKEŞ
‘Bir yiğit gurbete gitse gör başına neler gelir’ der bir türkümüz.
Okullar tatile girince özel araçla gökkuşağı altında dua ile yola revan olduk. Osmaniye’den Antep'e ilerlerken benzinin sonraki istasyona yetişmeyeceği hissi ile Nurdağı çıkışından çıkıyoruz. Nurdağı girişi araba galerileri dolu. Birde kahverengi tabela:Ukkaşe hazretleri 20 km. Benzini aldıktan sonra akşama kalma pahasına dağa doğru tırmanıyoruz. Ve sahabeden Peygamberimizin cennet duasını almış,kamçısı bana değdi iddiasıyla Rasule çıplak sarılmış, Bedirde kılıcı kırılınca Rasulün verdiği tahta ile savaşmış bir sahabi. Bedir nire Nurdağı nire! Hele bu tepede ne ararsın? Hz.Ömer zamanında Şam fethedildikten sonra akınlar durmamış ve Anadoluya kadar uzanmış. Şu haliyle Ukkaşe hzlerinin anadoluda metfun olması ve hatta Eba eyyüp el ensarinin İstanbulda metfun olması dikkate alındığında Malazgirtten önce islam ordularının araplar üzerinden Anadoluya yavaş yavaş geldiklerigörülüyor. Ukkaşe Nurdağı civarında büyük bir kefere ordusuyla savaşırken bu dağda vaktiyle olan manastırdakileri esir almış. Ve fakat kendini saklayan bir rahip tarafından şehit edilmiş. Şu an G.antep belediyesi tarafından yolları ve çevre düzenlemesi çok güzel yapılmış ve ziyaretçilerini bekliyor. Ukkaşe şehit olmuş avanesi Ökkeş dolmuş..
Gezinin başı yeşil Bursadan aarı Eskişehir üzerinden iç anadoluya doğru uzanıyor. Araçla seyahatin zorluğu yanında anlık güzergah değişikliği ile seyahati renklendirme ve bereketlendirme imkanı elinde. Sivrihisarda çay molası eşeğe binmiş Nasrettin hoca figürü dünyanın merkezi diye karşılıyor. Sahi dünyanın merkezi Çorum değil miydi? Soruyu çaycıya sordum. Yok burası istesen ölç dedi,gülüp sustum!..
Artık güzergaha göre ilerde bir konaklama yeri belirlememiz gerekiyor. O arada ihtimallerden birisi Aksaray ili. Oradan gece vakti bir dostu uyandırmak kabilinden oradan bir konaklama yeri ayarlamasını rica ediyoruz. Aksaraya vardığımızda gece vakti dost aile tarafından karşılandık. Çay sohbet derken kalacak yer neresi? Aksaray’da bizim haneden daha güzel bir yer yoktu ayarlayamadık cevabı. Eyvallah edip konaklıyoruz hanei saadlerinde. Sabah Bursa’da Emir Sultanlara ve hatta Akşemsettinlere ilham olmuş Somuncu babayı ziyaret edip dua edip dua alıyoruz. Ziyertgah ve çevresi çok nezih ve huzurlu. Somuncu baba ile helalleşip ayrılıyoruz huzurundan. Oradan Mir konağı enfes kahvaltısı,eğri minare,Ulu camii ve şehir merkezini turlayıp şehir mihmandarımız güler yüzlü Av.İlyas İlhan ve Av.Özlem İlhan çiftine şükranla güzel ofislerinde başarı ve bereket dileklerimizle ayrılıyoruz. Ordan aarı Adana..
..
Adanaya akşam vakti vardık. Sabancı camii civarını ve Eminönü andıran ara sokak ve hareketli ticari hayatıyla ve akşam trafiği ve sokaklara taşmış dükkanları ve düzensizliği ile bir Adana yiyip keşmekeşten kaçıyoruz adetar. Adanası İstanbulluların bildiği gibi acı değil acıyı dışardan pul biber veya yeşil biberle acı ayarlaması sana kalmış. Mide zaafiyeti yaşamamak için Şırdandan uzak durupkoyuluyoruz..Hedef Antep..
Fakat vaktin uzaması ve gece seyahatini çok hazzetmediğimizden Osmaniye’de konaklamak istiyoruz. Lakin ne mümkün tatil ve üniversitenin proğramı nedeniyle heryer dolu. Geç de olsa Osmaiye bld. Bşk. İbrahim Çenet beyle görüşüyoruz ve özel kalemi hemen dönüş yapıyor ve konaklama yerimizi ayarlıyorlar. Ertesi günde Başkan sağolsun Osmaniyede yapılanlarla ilgili küçük bir tur ayarlıyor. Ailecek yakın zamanda Osmaniyeyeye turistik olarak da çok katkı sunacak olan ki yolunuz düşerse mutlaka görmeniz gereken Millet bahçesi, Kastamonu tecrübesini taşıdığı Garaçay şelalesi ve 1600 metre rakımlı Zorkun yaylasına görüyoruz. Şubat depreminde bin kişiden fazla kayıp veren ve yapı olarak ciddi zarar gören şehri Şehircilik bakanlığı ve diğer kurumların da desteği ile yapısal olarak dönüştürmeye,turistik olarak cazibe merkezi haline getirmeye ve halkını moral olarak üstte tutmaya çalışıyor başkan. Adana ve Antep gibi iki büyük ekonomi arsında sıkışan şehir bir çıkış arıyor. Tarımına turizmi de katarsa şehir fıstık gibi olur inşallah. Mihmandarlık ve alaka için @ibrahimçenet başkana teşekkür ve başarılar dilerim.
Osmaniye'den Gaziantepe Ukkaşe hz.lerini selamlayarak geçiyoruz. Yol boyu Antep konaklaması için uğraşan co-pilotum yer bulamıyor her yer dolu. Antep girişinde hanıma telefonumu al ve antep yazanları söyle diyorum. Mevut Kızılay il başkanı Mustafa Bozgeyik ağabeyle görüşüyoruz. Dakika sonra Öğretmenevi suiti hazır bizi bekliyor! Öğretmenevi beş yıldız konaklama ayarında inşaa edilmiş maşallah. Zaten Antep şehircilik olarak çok mesafe almış,geniş ve temiz caddeleri,sokağa taşmayan esnafı ve yenilenmiş yapıları ile 2025 Avrupa ödülü var. Zeugma müzesi dünya çapnda ilgi çekiyor,hayvanat bahçesi dünyada ilk dörtte yer alıyor ve tabi yeme içme kültürü zaten üst seviyede,dünya bir ev olsa idi mutfağı antep olurdu dedirtecek kadar iddialı. Hayvanat bahçesi içinde otobüsle safari dahi yapılan hayvanat bahçesi en çok çocukları heyecanlandırıyor. Zeugma ve tarihi han ,çarşı ve camiileri de görülmesi gereken yerlerden. Zeugma girişinde aracı parkedince girişte yanımızada araçtan biri iniyor. Ve hızlıca bize doğru geliyor. Gelen Bld.Bşk. Fatma Şahin. Ayaküstü sohbet ediyoruz. Sonra da otoyoldan çıkmamızdan hoşnut olmayan çocuklara dönüp diyorum ki; Bakın yolda Ukkaşeye uğrarsan sizi şehrieminine karşılatır Hak!
Urfa planı başka bahara! Dönüş yolu O-21 yolu kaymak gibi. Güneydoğuyu İstanbula yakın etmiş. Neredeyse otobandan çıkmadan Avrupa’ya ulaşmak mümkün. Tam üçbin km yapıyoruz bir haftalık gezi de ama ara dinlenme ve ziyert nedeniyle yorgunluk yok. Dönüşte otobandan Adanayı geçince Eshabı Kehf tabelasını görüyor ve sürüyoruz oraya. Eshabı Kef Kura’anda da kıssayı geçen zalim kraldan kaçarken mağaraya sığınanların 309 yıl Allah tarafından uyutulup uyandırılan bir grup inanmış insan. Ve kıtmir köpekleri yanlarında. Bu mübareklerin aldığı mağarayı ziyaret edip öğleni kılıp çıkıyoruz. Girişte siyah üzümler dikkatimi çekiyor. Almak için bekliyorum ama sahibi yok. Neyse deyip çok yaklaştığımız Mersini de görelim diye merkeze geçiyoruz. Tantuni beklerken Jandarma arıyor hanımın çanta Eshabı Kehf de kalmış. Tekrar dönüyoruz.Üzümcü orada.Üzüm alırken çanta kayıp deyince az önce ben buldum jandarmaya verdim diyor. Hay Allah! Jandarma merkeze gelin diyor. Gidincede gecikeceğini söyleyince Tarsus merkezi turluyoruz. Merkezde Danyal peygamberin kabri Ulu cami ve tarihi evlerle şaşırıyoruz burayı bu tesadüflere bağlı görmemize. Ama çantanın kaybolmasındaki hayr Danyal(as) a selam vermemize vesile oluyor.
Çocuklarla yolculuk zorluklarla dolu. Zaten çocuk yetiştirmek ve tabii emek vererek yetiştirmek ayrı bir zorluk. Tüm bu ve daha fazla geziyi çocuksuz çok daha rahat kafa ile yapmak mümkün. Belki de bu kendiniseverlik zamanımızda doğurganlık oranlarını da düşürüyor. Ama biz çocuklarla geziyi onlar istemese de birlikte yapmak istiyor ve gerçekleştiriyoruz. Bizim ellili yaşlarda gördüklerimizi onlu yaşlarda görüp, tecrübe ediyorlar. Para ile çözemediğini bir dost telefonunun çözdüğünü görüyorlar. Bundan çok hoşnut olmasalar da yollarda sorunla karşılaştıklarında bunu ancak emek vererek biriktirdikleri dostlarıyla çözebileceklerini görüyorlar. Şehir gezmek demenin sadece yemek yemek olmadığını şehrin üstündeki dostları gönüllemek ve yerin altındaki velileri dualamak olduğunu görüyorlar. Bunların çoğunu da anlamıyorlar.
Zaten babaları geç anlar çocuklar!